Misyonerler uyanık..!

Hıristiyanlığı yaymayı kendilerine bir ibadet-vazife bilenlerin, başka dinlerin mensuplarına yaklaşma yolları çeşitlidir; bunlardan bir tanesi de “diyalog” çerçevesine giren faaliyetlerdir.

Örnek olarak Türkiye’yi alalım, bu ülkede İslam’ın bin yıllık bir mazisi ve buna bağlı olarak köklenmişliği var; ayrıca Müslümanlar dinlerinden hoşnut, bir şikayetleri, dinden kaynaklanan ve hayatı çekilmez kılan veya zorluk çıkaran problemleri de yok; olsa bile dinleri içinde çözüm yolları mevcut. Böyle bir ülkeye misyonerler nasıl girecek, böyle bir iman topluluğuna nasıl yaklaşacaklar? Bunun bir yolu da şudur: İslam’a ve Müslümanlar’a saygılı davranmak, ortak problemler için işbirliğini hedef seçmek, böylece Müslümanlar’ın güven içinde kendilerini dinlemelerini, onlara kucak açmalarını sağlamak, sonra da çoğu kez çaktırmadan propaganda yapmak, aslında İslam’a aykırı olan söylemleri, terimleri, inançları, imajları azar azar (dozunda) kullanarak tepki çekmeden zihinlere ve kalplere yerleştirmektir. Vatikan’da Müslüman olmayan halklarla ilgilenen bir sekreterin şu açıklaması bizim teşhisimizin önemli bir kanıtıdır: “Diyalogdan söz ettiğimizde açıktı ki, bu faaliyeti kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil’i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz… Diyalog da… Mesih’in sevgisini ve Mesih’in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog, kilisenin İncil’i yayma amaçlı misyonunun bir parçasıdır” (Gerçek Hayat, 20-26 Şubat, s.29’dan).

Bu sözlerden maksadımız diğer din mensuplarıyla ilgiyi kesmeyi, haksızlığa uğramış bir grubun veya bütün insanlığın hayrına ve yararına olan konularda işbirliği ve yardımlaşma yapmaya yanaşmamayı tavsiye etmek değildir; yalnızca dikkatli olmaya, horoz şekeri ile aldatılarak tecavüze uğrayan çocuk durumuna düşmemek için uyanık kalmaya davet etmektir.

AB’ye girildiği, girilmese bile uyum kanunları çıkarıldığı ve uygulandığı takdirde din propagandalarına karşı tedbir alma imkanı da elden gidecektir; hatta bugünden gitmiştir. Karşı tarafın propaganda faaliyetlerine engel olamıyorsak, dinimizi korumak, insanımızın bilgisini arttırmak ve inancını pekiştirmek için sivil faaliyetler göstermemiz için de bir engel yoktur; engel gaflettir, tembelliktir, bazı önemli duyarlıkların zayıflamış olmasıdır.

Hıristiyan misyonerlerin istismar etmeye yeltendikleri bir konu da Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceği inancıdır. Bu konuda bazı sahih hadislerin bulunduğu doğrudur, ama bu hadislerin ortak noktası olan “Hz. İsa tekrar gelecek” kısmı tevatür derecesinde olsa bile –ki, bu da tartışılabilir, tartışılmıştır- detaylarla ilgili haberler ( nasıl geleceği, hangi din ve şeriatla amel edeceği, neler yapacağı…) İslam inancı için yeterli olacak güçte hadislere dayanmamaktadır (detaylar konusundaki rivayetler mütevatir değildir). Yine de Müslümanlar’ın genel olarak inandıkları husus, Hz. İsa’nın müstakil bir peygamber olarak değil, Son Peygamber Muhammed Mustafa’ya (s.a.) tâbi olarak, onun tebliğ ettiği dine hizmet etmek için geleceğidir.

Ben bu “İsa ve Mehdi’nin geleceği ile ilgili rivayetler ve inançlar” karşısında şöyle düşünüyorum: Bunların –gelseler bile- ne zaman gelecekleri belli değildir, Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, bozulanı düzeltmek için Hz. İsa’yı ve Mehdi’yi beklemek değildir, ne böyle bir vazifemiz, ne de mazeretimiz vardır; bize, bulduğumuz imkanlar ölçüsünde ne yaptığımız ve ne yapmadığımız sorulacaktır. Hz. İsa olsun başka birisi olsun hiçbir kimsenin, yeni bir din getirme veya Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği dini kısmen yahut toptan kaldırma selahiyeti asla yoktur.

Hıristiyan ve Yahudiler’le diyalog kurarken unutulmaması gereken bir şey de, peygamberler hakkındaki inançtır; biz Müslümanlar Hz. Musa ve Hz. İsa’nın birer hak peygamber olduklarına, ama onların tebliğ ettikleri kitapların ve dinin değiştiğine inanıyoruz, ama Hıristiyanlar ve Yahudiler bizim peygamberimize inanmıyorlar; bu temel farkı unutmayalım.

HAYREDDİN KARAMAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: